İçeriğe geç
Tüm yazılar

Mükemmeliyetçiliğin İki Yüzü

Psikovoke 1 dk okuma
Mükemmeliyetçiliğin İki Yüzü

Mükemmeliyetçilik çoğu zaman bir erdem gibi anlatılır: titizlik, yüksek standartlar, işini en iyi şekilde yapma isteği. Ancak psikoloji, mükemmeliyetçiliğin birbirinden çok farklı iki yüzü olduğunu söylüyor.

Sağlıklı çaba

Yüksek hedefler koymak, bir işi özenle yapmak ve gelişmek istemek doğaldır. Sağlıklı çabada kişi hedefine ulaşmaktan keyif alır, hata yaptığında bundan ders çıkarır ve yoluna devam eder.

Sağlıksız mükemmeliyetçilik

Sorun, değerimizi kusursuz olmaya bağladığımızda başlar. Bu durumda her hata bir felaket gibi yaşanır, başarılar kısa sürede değersizleşir ve ölçüt hep biraz daha yukarı taşınır. Kişi başarmaktan çok başarısız olmaktan korkar.

Belirtileri tanımak

Bir işe "tam olsun" diye başlayamamak ya da bitirememek.

Başkalarının eleştirisinden aşırı derecede etkilenmek.

Yapılan işi asla yeterince iyi bulmamak.

Dinlenmeyi hak etmek için önce "her şeyi bitirmek" gerektiğini düşünmek.

Neden önemli?

Sağlıksız mükemmeliyetçilik kaygı, tükenmişlik, depresyon ve erteleme ile yakından ilişkilidir. Dışarıdan başarılı görünen birçok insan içeride sürekli bir yetersizlik hissiyle mücadele eder.

Ne yapılabilir?

"Yeterince iyi" ölçütünü tanımla: Her işin yüzde yüz olması gerekmez. Hangi işlerin özen, hangilerinin sadece tamamlanma istediğini ayırt et.

Hatayı bilgiye çevir: "Neyi yanlış yaptım?" yerine "Bundan ne öğrendim?" diye sor.

Değerini performansından ayır: Bir işin başarısız olması, senin başarısız biri olduğun anlamına gelmez.

Mükemmeliyetçilik derin köklere sahip olabilir; çoğu zaman çocuklukta sevginin başarıya bağlı hissedildiği deneyimlerle şekillenir. Bilişsel davranışçı terapi gibi yöntemler bu düşünce kalıplarıyla çalışmada oldukça etkilidir.

Not: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır ve profesyonel psikolojik ya da tıbbi tavsiyenin yerine geçmez. Zorlandığınız bir durum varsa bir uzmandan destek almanızı öneririz.